Yazılarım

Bardağın Dolu Yarısı

Şüphesiz hiçbirimiz mükemmel değiliz  hatta kendimiz ile ilgili bir değerlendirmede çoğumuz kendimizin kusursuz olmadığımızı sözde itiraf ederiz. Her şeyi bilmediğimizi ve daha öğreneceğimiz çok şey olduğunu da söyleriz.  Ancak diğer  taraftan bu söylemlerimizde kendi samimiyetimizi sorgulamadan özellikle hoşnut olmadığımız insanları ağır şekilde yargılamak üzerine bilinçli ya da bilinçsizce konuşur dururuz. Bir de bu insanlar yanımızda değillerse, uzaktaysa hatta bizim yorumlarımızı duyma ihtimalleri de pek yoksa eleştiri cümlelerinde kantarın topuzunun biraz kaçması da muhtemel. Hele hele konu siyasetçiler ise o zaman zaten atış serbest.

Cümlelerimiz “ben şunu sevmiyorum”, “bundan nefret ediyorum” diye başladığında ise bilinç altımızda tamiri pek mümkün olmayan hasarların Okumaya devam et “Bardağın Dolu Yarısı”

Yazılarım

Genç Arkadaşlarımızın CV’lerindeki Sorumluluğumuz

İşveren cephesinde iş başvuruları incelenirken son yıllarda çok moda bir tespit ve rahatsızlık var. Genç arkadaşlarımızın CV’lerine bakıyoruz ve çok sık iş değiştirmelerinden dolayı onları eleştiriyoruz. Hiçbir yerde dikiş tutturamamış ya da iş beğenmiyorlar damgasını vuruyoruz, kendimize göre kök neden olarak ta onların uyumsuzluklarını, sabır etmemelerini, üniversiteyi bitirir bitirmez kendilerini yüksek mevkilerde gördüklerini gerekçe gösteriyoruz. Sonrada işin içinden çıkmak için çok kolay bir savunma cümlemiz daha var; “bu yeni kuşak böyle işte”, “Y kuşağı bunlar” vs vs. Peki niçin çuvaldızı başkasına batırırken kendimize iğneyi bile batırmak aklımıza gelmiyor.

Öncelikle iletişim çağındayız ve internet Okumaya devam et “Genç Arkadaşlarımızın CV’lerindeki Sorumluluğumuz”

Yazılarım

B.O.R – Ben Oldum Rahatlığı

Sosyal yaşantımızda, iş hayatımızda ya da siyasette her gün ortaya çıkan gizli bir tehlikeyi farklı açılardan bir kez daha dile getirmenin yararlı olacağına inanıyorum.

“Ben Oldum Rahatlığı” bulunduğu konumlara ve süreçlere, en başından ya da farklı zamanlarda girmiş herkes için zaman içinde büyük bir zaaf olabiliyor. Belki sizlerde zaman zaman bu duruma düşen insanlar için “metal yorgunluğu mu var” diye söylenilmeye başlandığını duyuyorsunuzdur. Oysa insanlar maden değildir ki yorgunlukları metale benzesin. Ancak bu süreci anlatmak için ironik bir tanım olarak metal yorgunluğu tabiri kullanınca bizde maden yaklaşımı ile örtüşmesi için bu anlatıma “BOR” diyelim izninizle.

Ulaştığı noktayı en üst seviye olarak gören, zaten yapılacak başka bir şey kalmadığını düşünen veya daha da kötüsü BOR içine girdiğinin farkında olmayan  insan, farkında olmadan öğrenme sürecini kendisi için sonlandırmış oluyor. Okumaya devam et “B.O.R – Ben Oldum Rahatlığı”

Yazılarım

Doğru Karar Verdim mi?

Çoğu zaman önümüze çıkan seçeneklerden bir tanesini seçeriz  ve üzerinden belirli süre geçtikten sonra da verdiğimiz kararın doğruluğundan ya da yanlışlığından bahsederiz.

Acaba verdiğimiz karar doğru mudur? Geçenlerde girişimcilerle ilgili bir davette bir startup sahibi ile sohbet ediyordum. Kendisine iş modelinin mutlaka fiziki lokasyonlarla desteklenmesinin başarılarını arttıracağını düşündüğümü söylediğimde bana cevap olarak;

“Biz birkaç  deneme yaptık ve fiziki noktalarımızı kapatma kararı aldık” dedi ve ardından verdikleri kararın ne kadar doğru olduğunu savunan bir sürü tutarlı gerekçe saydı. Benim cevabım ise aslında siz bu saydıklarınız da haklısınız ve gerekçelerinizin arkasında durduğunuz da, kararınızın doğru karar olduğunu söyleyebiliyorsunuz oysa bu kararınıza “doğru karar” demek yerine en çok “inandığımız karar” demek daha doğru olmaz mı dedim. Bu kez fiziki Okumaya devam et “Doğru Karar Verdim mi?”

Yazılarım

Su İçmeyi Ne Kadar Biliyoruz

Yıllardır çevremde yakın bulduğum kişilere suyu bardaktan içme imkanı varken şişeden su içmenin zarif bir davranış olmadığı geri bildirimi vermeye çalışırım. Bunu neden önemsediğimi bilmiyorum lakin vücudumuzun %72 sini oluşturan hayatımızda ki en önemli varlıklardan birisi  ve sanırım su ile ilişkimizin önemli olduğuna inanıyorum.

Ancak günümüz toplumunda bunun çok önemsendiğini pek gözlemleyemiyorum.  Beş yıldızlı otellerde, üst düzey toplantılara katılanlar bile masalarda bardaklar olmasına rağmen çoğu zaman suyu şişeden içiyorlar. Ben bunu zarif bir davranış olarak görmüyorum. Belki biraz eskilerde kalmış bir insan olabilirim ancak küçüklüğümüzde bize böyle örnek olunmuştu. Bu yüzden şirketimizde dahi kendi masasında şişe ile su içen bayan arkadaşlarımızın kulaklarına “hanımefendiler bardaktan su içerler” diye fısıldarım. Şimdi hemen şişeden su içenler Okumaya devam et “Su İçmeyi Ne Kadar Biliyoruz”

Yazılarım

Cebimizdeki Cevapları Kasaya Kilitleyebilmek

Hafta sonunda Bebekoloji Konferansı için Bursa’daydık ve etkinliğimiz bitince akşama doğru tam yola çıkacaktık ki karnımızı doyurup öyle yola koyulalım diye düşündük. Yolumuzun üzerinde 8-10 masalı küçük ama çok şirin bir köfteciden içeri girdik ve siparişlerimizi verdik. Siparişlerimizi alan ve servis yapan bir bay, bir bayan personel vardı. İkisi de birbirinden ilgili, samimi ve güler yüzlüydüler. Okumaya devam et “Cebimizdeki Cevapları Kasaya Kilitleyebilmek”

Yazılarım

Mesleki Tatmin

17 yıl önce bu işe başlarken öncelikle anne ve babaları bilgilendirme amaçlı bebek.com içerik sitesi ile ilk adımı atmıştık. Ardından Anne babaların hayatlarına aniden giren ürünler hakkında da bilgilenme ihtiyaçlarını gördük ve ebebek doğdu. 2010 yılına geldiğimizde 10 yıllık birikim bize işimizi yaparken doğal olarak bilgilendirme gayretlerimizin daima en önde olduğunu fark ettirdi.  Bu kez yaptığımız işte bazı tanımlama ihtiyaçları hissettik. Okumaya devam et “Mesleki Tatmin”