Yazılarım

Problemleri Dert Edinmek mi ? Onlara Aşık Olmak mı?

Sevgili Dostlar Merhaba;

Girişimcilik ile ilgili görüş ve paylaşım anlayışımız dolayısıyla her hafta bir şekilde birileri kapımızı çalıyor. Geçen hafta Alp ve Bora adında  pırıl pırıl iki lise öğrencisi geldi. Gençlikten umudu kestik diye başlayan cümleleri alt üst eden iki tane pırıl pırıl genç arkadaş. Kıyafetlerinden saç, sakal düzenlerinden tutunda oturuşları, hareketleri, kurdukları cümleler, nezaketleri ile Allah nazardan saklasın bizden tam puan aldılar. Anne babalarına kocaman TEŞEKKÜRLER.

Gençler, yaşlarını aşan bir olgunlukla ve birazda ilk bakışta kendilerine biraz büyük olabilecek bir proje için gelmişler. “Alzheimer  hastalarının kaybolmalarını ortadan kaldıracak bir icat” anlattılar. Yazımızı okuyan ancak hastalığın detayını bilmeyen kişiler için ufak bir bilgilendirme; Okumaya devam et “Problemleri Dert Edinmek mi ? Onlara Aşık Olmak mı?”

Videolar

Ermet Eşarp Reklam

1999 yılında profesyonel hayattan ayrılıp bir süre aile işimize yardımcı olmuştum. Kenarına oya işlenen yazmaları pamuk eşarp algısı ile piyasaya sunmak istedik. Türkiye’de ilk ve belki de son kez oyalı yazmalar için bir reklam filmi çekip TV de yayınlatmıştık. 20 ay çalıştığım bu işte ilk ay satış adedimiz 30 bin adetti. Ayrıldığımda aylık satışlarımız 1 milyon adete gelmişti. İşte 1999 yılında çektiğimiz  TV reklamımız

Videolar

ebebek F1 Projesi Lastik Değişim Deneyimi

Hayatımda ilk defa bir Formula 1 yarışını İstanbul Park’ın açılışında yani 21 Ağustos 2005 tarihinde seyretmiştim. O tarihte 6.8 saniyede 4 tekerin değişebildiğini gözlerimle gördükten sonra dünyada başarılamayacak hiçbir şey olmadığına inandım.  İlk iş ebebek’te bir F1 grubu kurmuştuk. Bu lastik değiştirme konusunu  ebebek’te ekibimizle deneyimlemek istedik ve bir lastiği 2’10” de değiştirdik 🙂

Videolar

Anadolu Ulaşım Reklam Filmi

2005-2013 yılları arasında yöneticiliği yaptığım ve sektörde bir çok ilki ve yeniliği  hayata geçirdiğimiz Anadolu Ulaşım için, yine kendi ekibi ile hiçbir oyuncu ve teknik destek almadan  kendi imkanlarımızla bir kısa film çekmiştik. Çok amatördü ama % 100 kendimiz yapınca gerçekten hep keyifle izledik.  Oyundaki tek yabancı Hasret Tur’un şöförüydü. Uşak Özlem Tur’un eski bir emektarını bulup ona sadece bildiği gibi davranmasını söylemiştik. Zaten 70 yaşında hayatında kamera karşısına geçmemiş bir insana o yaştan sonra rol ezberletme imkanımız yoktu. Üstelik lakabı “Deli İbrahim” olan birisine 🙂

Genel

Pilav Ayran Deneyimimiz

Konuşma yapmak için gittiğimiz üniversitelerde öğrenci arkadaşlarımıza bazen konuşmanın başında sorardım ayda 5.000 TL kazanmak isteyen var mı diye? El kaldırıp evet diyenlere konuşmanın sonunda pilay ayran satarak bunu yapabileceklerini söylerdim. Bu kazancı 2009 yılında  birkaç seyyar pilavcıyı gözlemleyerek yapmıştık. Bir konuşmamızda öğrenci arkadaşlarımızdan bir tanesi siz sattınızmı ki bunu biliyorsunuz demez mi? Hemen bunu deneyimlememiz gerekiyordu. 16 mayıs 2010 yılında Fenerbahçenin kendisini 2 dakikalığına şampiyon sandığı gün bizde stadın dışında Pilav ayran satarak bu işin pratiğini yapmıştık. Bu videoyu da o deneyimimizi yaşarken henüz zabıtalara enselenmeden çekmiştik,  bir anı olarak buradan paylaşmak istedim.

Yazılarım

Bilmiyorum Diyebilmenin Zorluğu

Hepimiz zaman  zaman kendimizi başarının sorgulandığı sohbetlerde bulabiliyoruz. Herkesin kendisine  koyduğu bir  başarı hedefi  mutlaka vardır. Kimimiz bunun farkındadır ve kendisini başarıya götüren metodu biliyordur, kimimiz de çok çalışarak bir şekilde başarılı olacağımızı düşünür ve gayret gösterir.  Birde armut piş ağzıma düş yolunu seçenler vardır.  Onların seyahatleri de durakta BAŞARI TURİZM’in Otobüsünü  beklemeye benzer. Nedense  bir türlü gelmez o durağa otobüs, bir gece yarısı geldiğinde de zaten otobüs doludur, oturacak yer yoktur.

Bu yazıda  dikkat çekmek istediğimiz konu ise  “biliyorum”  diye başlayan ya da biten cümlelerimizin  bizim başarı yolculuğumuzda ki negatif etkisi. Zaman zaman ekip arkadaşlarımızla fikir alışverişlerimizde,  bildiğimiz  tek şeyin  henüz öğrenecek çok şey olduğunu belirtiyoruz. Buna rağmen özellikle üst seviyede ki arkadaşlarla bir şey paylaştığımızda,  karşımızda ki kişi cümleye hemen “biliyorum” diye başlıyor. Okumaya devam et “Bilmiyorum Diyebilmenin Zorluğu”