Yazılarım

Mesleki Tatmin

17 yıl önce bu işe başlarken öncelikle anne ve babaları bilgilendirme amaçlı bebek.com içerik sitesi ile ilk adımı atmıştık. Ardından Anne babaların hayatlarına aniden giren ürünler hakkında da bilgilenme ihtiyaçlarını gördük ve ebebek doğdu. 2010 yılına geldiğimizde 10 yıllık birikim bize işimizi yaparken doğal olarak bilgilendirme gayretlerimizin daima en önde olduğunu fark ettirdi.  Bu kez yaptığımız işte bazı tanımlama ihtiyaçları hissettik. Okumaya devam et “Mesleki Tatmin”

Yazılarım

Ölçekler büyüdükçe kullandığımız kelimelerin önemi artıyor

İki arkadaş arasında ki bir sohbette kullanılan bir kelimeye yüklediğimiz anlam  bazen hayatımızı çok etkilemeyebiliyor. Oysa bir işletmede aynı kelimeler ile günlük işleyişleri anlatıyor olduğumuzda kaynaklarımızı doğru kullanamama riski oluşabiliyor. Arkadaş sohbetinde kullandığımız ve genellikle belirli vurguları anlatmak için kullandığımız  aynı kelimeler iş ortamında daha güçlü anlamlar içerebiliyor.

Şöyle ki birlikte sinemaya gidecek iki arkadaştan birisi bekleme noktasına film başlamasına birkaç dakika kadar önce ancak gelir ve bekleyen arkadaşımız diğerine inanılmaz geç kaldın az daha filmi kaçırıyorduk diye ifade eder. Okumaya devam et “Ölçekler büyüdükçe kullandığımız kelimelerin önemi artıyor”

Yazılarım

Nerede O Eski Ramazanlar, İftarlar ?

Sevgili Dostlar Merhaba;

Gece yarısı bir ara TV seyrederken kanal reklamlara girdi ve dikkatim sırasıyla ramazan ayı ile ilgili  reklamlara takıldı. Kendimi adeta “Yetenek Sizsiniz” yarışmasının jürisi gibi hissettim. Markalar sırasıyla sanki aynı senaryo yazarından çıkmışcasına “Nerede o eski ramazanlar, nerede o eski iftarlar” konusunu işliyorlardı.

Üstelik kimisinin ürünü iftarda oruç açmaya yarayacak ya da sahur sofrasında yer alan bildiğimiz azık cinsinden değildi. Coca Cola   yıllar önce ramazan sofralarının vazgeçilmez içeceği vurgusuyla ramazan reklamları yapmaya başladığında Okumaya devam et “Nerede O Eski Ramazanlar, İftarlar ?”

Yazılarım

23 Yıllık Bir Rüya’dan Gerçeğe…

Sevgili Dostlarım;

1994 yılında bebek bezi üretimi yapmayı çok istemiş ancak 25 yaşında hem maddi sermayesi olmayan hem de yeterince tecrübesi bulunmayan bir genç girişimci olarak böyle bir projenin altından kalkmak için henüz erken olduğunu görmüştüm. Sonrasında ise hayat bizi başka yerlere sürükledi. Bu hayalden tam 23 yıl sonra hamdolsun nasip oldu ve kendi bebek bezimizi üretebildik.

Çok şükür bizim bezimizin üretimi için tedarikçimiz 2017 model Avrupa’dan ithal edilmiş son teknoloji makinelerde son derece kaliteli bir şekilde üretimime başladı. Okumaya devam et “23 Yıllık Bir Rüya’dan Gerçeğe…”

Yazılarım

Kaybolmuş Bir Ormana Kavuşma Hikayesi

Merhaba Sevgili Dostlarım

Bizim şirketimizin temelleri  2000 yılı nisan ayında atılmıştı. Yani tam 17 yılı tamamladık. Şirket kurulup önce içerik sitemiz bebeksitesi.com (sonraki ismi bebek.com) açıldığında bir proje geliştirdik. Sitemizde “Doğum Müjdesi” sayfası oluşturulan her bebek için bir ağaç dikilecek ve böylelikle her doğan bebeğin dikili bir ağacı olacaktı. Bu amaçla TEMA’ya giderek projemizi anlattık, çok beğendiler. Tabi bunun maddi karşılığını da bulduğumuz sponsorlarımızdan almayı hayal ediyorduk. Projemiz TEMA’nın hoşuna gitti ama bize “siz parasını ödeyin de kimi sponsor yaparsanız onu siz bulun, ancak hatıra ormanı isterseniz minimum sayısı 5.000 adet olur dediler”. Biz de nasıl olsa böyle güzel bir proje için sponsor buluruz diye taahhüt ettik ve vadeli çeklerimizi verdik. Ardından dönemin bebek sektöründeki üç önemli firmasına gittik. Bebek bezinde  Okumaya devam et “Kaybolmuş Bir Ormana Kavuşma Hikayesi”

Yazılarım

Umut Olma Sorumluluğu

İstemenin zorluğu ve bazen boyun büktüren derin ağırlığıyla kaç kez karşılaştınız bilmiyorum. Sahip olduklarınıza ganimet mi yoksa emanet olarak mı bakıyorsunuz, onu da bilemem. Bununla birlikte, emin olduğum ve birçok kez deneyimlediğim bir şey var. Hayatımızı devam ettirebilmemiz için mutlak surette bir başkasına muhtaç oluşumuz. Bunu sadece maddi bir muhtaç olma durumu olarak algılamayın lütfen. Bu öyle bir muhtaç oluş ki, kimi zaman gerçekten maddi bir destek, kimi zaman iki kelimelik samimi bir dua, kimi zaman bir kaç dakikalık bir yolculuk, kimi zaman ise bir kaç satırdan ibaret bir mesaj, birkaç dakikalık bir telefon görüşmesi ya da bir mektup…

Hepimizin hayatında küçük ya da büyük bazı kırılma anları vardır. Kötüye gidişi bir anda iyiye döndüren, en olunmaz bir anda güzel şeylerin olmaya başladığı, dönüp bakınca bir mucize gibi gördüğümüz o anlar… Eğer samimiyetle bakmayı başarabilirsek, bir başka varlığın hayatımızı nasıl değiştirdiğine şahit olabilirsiniz. Eğer yaşamımızdaki farklı kesitlere bu derin inançla bakabilirsek, bir başkasının ya da bir varlığın hayatımıza ilahi bir kudret ile nasıl dahil olduğunun daha kolay farkına varabiliriz. Okumaya devam et “Umut Olma Sorumluluğu”

Yazılarım

Problemleri Dert Edinmek mi ? Onlara Aşık Olmak mı?

Sevgili Dostlar Merhaba;

Girişimcilik ile ilgili görüş ve paylaşım anlayışımız dolayısıyla her hafta bir şekilde birileri kapımızı çalıyor. Geçen hafta Alp ve Bora adında  pırıl pırıl iki lise öğrencisi geldi. Gençlikten umudu kestik diye başlayan cümleleri alt üst eden iki tane pırıl pırıl genç arkadaş. Kıyafetlerinden saç, sakal düzenlerinden tutunda oturuşları, hareketleri, kurdukları cümleler, nezaketleri ile Allah nazardan saklasın bizden tam puan aldılar. Anne babalarına kocaman TEŞEKKÜRLER.

Gençler, yaşlarını aşan bir olgunlukla ve birazda ilk bakışta kendilerine biraz büyük olabilecek bir proje için gelmişler. “Alzheimer  hastalarının kaybolmalarını ortadan kaldıracak bir icat” anlattılar. Yazımızı okuyan ancak hastalığın detayını bilmeyen kişiler için ufak bir bilgilendirme; Okumaya devam et “Problemleri Dert Edinmek mi ? Onlara Aşık Olmak mı?”